1 Şubat 2010 Pazartesi

Yaşayan Kütüphane



Çok uzun zaman oldu kütüphaneye gitmeyeli, oradan bir kitap alıp, köşeye çekilip okumayalı ve kendimi o sessizliğin içine bırakmayalı. Yaşayan Kütüphane'yi ilk duyduğumda garipsemiştim, ne demek olduğunu kendimce yorumlamaya çalışmıştım. Araştırınca karşılaştığım şey ise şaşırttı beni. Fikir çok orjinal ve farklı ama bu kütüphaneyi yaşatmak kolay değil gibi geldi bana.

Bu fikir ilk olarak Kopenhag'da yerleşik “ Şiddeti Durdurun ” ( Foreningen Stop Volden ) isimli bir gençlik örgütü tarafından geliştirilmiş ve 2000 yılındaki Roskilde Festival alanında ilk kütüphane kurulmuş. Avrupa Konseyi desteği ile 2001 yılında Budapeşte’de Sziget Festival’inde kütüphanenin tekrar kurulması sağlanmış. O tarihten bu yana her yıl Avrupa’nın çeşitli ülkelerindeki bir çok festivalde ve çok sayıda gencin bir araya geldiği başka buluşmalarda da kurulmaya devam etmiş.

Yaşayan Kütüphane'nin ilk Türkiye uygulaması BarışaRock'ta, 24-25 ve 26 Ağustos 2007 tarihlerinde hayata geçmiş. 2008 yılından GePGeNç festivalinde ve BarışaRock'ta okuyucularla buluşmuş. 2009 yılındaki ilk Kütüphane Sivil Sesler Festivali’nde düzenlenmiş. İkincisi TÜYAP Kitap Fuarı’nda hayat buldu ve ben böyle tanıştım Yaşayan Kütüphane ile. 2010 yılının ilk Yaşayan Kütüphanesi de 13-14 ve 16 Şubat tarihlerinde 9. Afm !f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali'nde kurulacak.

Peki nedir bu Yaşayan Kütüphane derseniz; Yaşayan Kütüphane normal bir kütüphane gibi çalışıyor. Kitapları,kitapların okuyucuları, kitapların katalogları ve kütüphanecileri mevcut.  Okuyucular gelip bir kitabı süresi içerinde ödünç alıyor, kitabı okuduktan sonra kütüphaneye iade ediyor ya da isterlerse kitabın süresini uzatabiliyor. Dilerlerse başka bir kitap ödünç alabiliyor. Yaşayan Kütüphane ile normal bir kütüphane arasında tek bir fark var: Burada kitaplar, insanlar. Ve kitaplar ile okuyucular kişisel bir diyalog içerisine giriyor. Daha detaylı bilgilere buradan ulaşabilirsiniz.

Bana oldukça farklı ve denemeye değer bir tecrübe gibi geldi. Yakın zamanda da kurulacağına göre bu fırsatı kaçırmamak gerek diye düşünüyorum. Bugün okuyucu olurken yarın bir kitap olabiliriz.

Şansınızı denemeniz dileğiyle...

1 yorum:

Ata İsmet Özçelik dedi ki...

Bununla ilgili ben de yazı yazmıştım zamanında :)
http://hepsidetay.blogspot.com/2009/11/yasayan-kutuphane.html