Müzik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Müzik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Temmuz 2010 Pazar

Açıkhava'da Candan Erçetin

İstanbul'da yaşayanlar için ayrı bir yeri vardır Cemil Topuzlu Açık Hava Sahnesi'nin. Zaman ya da etkinlik farketmez, en azından benim için her zaman en ideal yer olmuştur burası. Geçen sene başlayan tünel ve kongre merkezi çalışmaları nedeniyle neredeyse varlığını unuttuğumu itiraf etmeliyim. Bir sene aradan sonra dün akşam yeniden Açık Hava Sahnesi'ne ayak basmak mutluluk vericiydi. Bu arada mekanın çevresinin gayet güzel ve düzenli olduğunu belirtmeliyim. Ama hala uzun kuyruklar devam ediyor.

Bu buluşmaya vesile olan etkinlik Candan ERÇETİN konseriydi. Uzun zaman önce yine burada dinleme fırsatına sahip olmuştum Candan ERÇETİN'i. O zaman da çok eğlenmiş, mutlu ve şarkılarını mırıldanarak ayrılmıştım konserden, bugün de aynı şeyleri hissederek ayrıldım. Aşırı kalabalık nedeniyle yarım saat geç başlayan konserin ilk bölümü slow şarkılardan oluştu. Hani böyle sıcak bir gecede biraz olsun ağırdan başlamak bana iyi bir fikir gibi gelmese de tüm seyircilerin hep bir ağızdan şarkılara eşlik etmesi beni haksız çıkarttı. Candan ERÇETİN, şarkılarının sırasını bizlere bir şeyler anlatır gibi seçmiş. Sanki hepsi birbiriyle bağlantılı gibiydi.

Konserin ilk yarısının bitimene yakın bizlere kendi deyişiyle bir ilki yaşattı. 14 yıl önce onun öğrencisi olan Cihan GÜÇLÜ'yü sahnesine çıkararak bizlerle tanıştırdı. Henüz hiçbir yerde kayıt altına alınmamış, söz ve bestesi kendisine ait olan bir şarkıyı seslendirdi Cihan GÜÇLÜ bizlere. Sonuç ise, oldukça başarılıydı. Uzun süre alkışlandığını belirtmeliyim. Sanırım güzel  ve başarılı bir sesle yakında tanışacağız hepimiz.

Konserin ikinci kısmına geçmeden önce gerekli uyarıları yaptı bizlere Candan ERÇETİN. Oturmak yok, herkes ayağa... Gerçekten de öyle oldu, izleyicilerin büyük bir kısmı hem şarkıları söyledi hem de Candan ERÇETİN'le beraber oynadı. Zaten kendisinin çıplak ayakla ikinci yarıya çıkmasından olacakları tahmin etmiştim. Hem eğlendi hem de eğlendirdi. Hem biz onu alkışladık hem de o bizleri alkışladı. Hem o sahneden inmek istemedi hem de biz oradan ayrılmayı istemedik. Tek kelimeyle harika bir konsere ev sahipliği yaptı Açık Hava Sahnesi.

Bu yaz pek çok yerde Candan ERÇETİN konserleri var. İstanbul'da yaşayanlar bu güzelliği yaşamak istiyorlarsa ellerini çabuk tutmalılar. Çünkü 18 ve 21 Temmuz akşamları Açık Hava Sahnesi'nde esecek Candan ERÇETİN rüzgarı. Bu sıcak Temmuz akşamları için alternatifler ise burada. 

Böyle bir güzelliği yaşayabilmeniz dileğiyle...

14 Mayıs 2010 Cuma

Yasemin Göksu - Urumeli Hatırası


" Çıkayım, gidelim Urumeli'ne aman aman
  Arzuhal vereyim yarim, Beylerbeyi'ne aman aman Beylerbeyi'ne
  Kimleri sarayım yar senin yerine aman aman
  Gizli gizli sevdalarımız aşikar oldu, aman aman aşikar oldu
  Bize bu ayrılık yarim Mevla'dan oldu, aman aman Mevla'dan oldu
  Çıkayım gideyim bir uçtan uca aman aman
  Göstereyim sana canım ayrılık nice, aman aman ayrılık nice
  Kurbanlar keseyim sardığım gece aman aman
  Gizli gizli sevdalarımız aşikar oldu, aman aman aşikar oldu
  Bize bu aynlık canım Mevla'dan oldu, aman aman Mevla'dan oldu "

Bir Karadenizli olarak Rumeli türkülerine bayılıyorum. Hem oynatıyor hem ağlatıyor insanı. Hele o müzikleri yok mu alıp götürüyor insanı buralardan. Elveda Rumeli dizisi sayesinde tanıma fırsatı buldum Yasemin Göksu'yu. Daha önce bir kaç tane albümü olmasına rağmen sadece Mart ayında çıkardığı " Urumeli Hatırası " albümüne sahip olabildim.

Albümdeki türkülerin neredeyse tamamı hepimizin bildiği türküler, özellikle bir kaç tanesi Elveda Rumeli dizisinde onun sesinden duyduğumuz türkülerden oluşuyor. Bu nedenle bir nevi başucu albümü olmuş diyebilirim. Baştan sona dinlediğim ender albümlerden biri benim için. Yasemin Göksu'nun hem sesi hem de yorumu tek kelimeyle mükemmel. Bu albümdeki 15 tane türküyü gerçekten çok güzel ve hissederek yorumlamış. Bu türküleri yorumlarken kendisi ağladı mı bilemiyorum ama dinlerken hüzünlenip ağlayabilineceği kanaatindeyim. Ben her seferinde uzun uzun dalıyorum uzaklara.

Aslında söylenebilecek en doğru şey " muhakkak bir tane edinmeniz ve başta sona dinlemeniz " . Albümün tadına doyamayacağınıza eminim. Albümle ilgili detaylı bilgilere buradan ulaşabilirsiniz.

Sizin de bu yolculuğa çıkabilmeniz dileğiyle...

" Amman doktor canım gülüm doktor
  Derdime bir çare
  Çaresiz dertlere düştüm
  Doktor bana bir çare "

23 Aralık 2009 Çarşamba

Kırık Kalpler Durağında - Candan Erçetin




" Tam 5 yıl 5 ay 27 gündür susuyorum, yaşıyorum, görüyorum, hissediyorum, düşünüyorum, yazıyorum ama susuyorum... Sanırım artık bir şeyler söylemenin zamanıdır." diyerek yaptığı Kırık Kalpler Durağı'nda isimli albümü uzun bir aradan sonra 16 Aralık'ta müzikseverlerle buluştu nihayet.

Albüm 16 tane şarkıdan oluşuyor. Bunlardan 4 tanesi hariç diğer şarkıların sözlerinde Candan Erçetin imzası bulunuyor. Eskiden Mete Özgencil ile çalışırken bu albümdeki uzun yol arkadaşı Alper Erinç olmuş. Daha önceki albümlerinden biraz farklı olduğunu düşündüğüm bu albümde Candan Erçetin'in bizlere bazı mesajlar vermeye çalıştığı ve bu durumun albümdeki müzikaliteden biraz daha fazla ön plana çıktığı kanaatindeyim. Albümü ya çok beğeneceğiz ya da hiç beğenmeyeceğiz gibi geliyor bana.

Albümde ilk başta dikkat çeken parçalar; Unutursun, Nedense Sustum, Kırık Kalpler Durağında ve Ninni. Özellilke rap tarzında söylediği ama daha çok sözleriyle dikkatimiz çeken " Ninni  " isimli şarkı her an her yerde duyabileceğiniz bir parça. Albüm kapağında kısaca belirttiği düşüncelerini bu şarkıyla açıkça dile getirmiş Candan Erçetin. Ülkemizde yaşananlara, bu yaşadıklarımıza neden olan kargalara, halkımızın uzun zamandır sürdürdüğü bu uyku haline, geçmişimize ama bu geçmişten alamadığımız derslere göndermelerde bulunarak tamamlamış albümünü.

Ülkemizdeki pek çok şarkıcı ve sanatçı düşüncelerini konuşarak söylemeyi tercih etse de Candan Erçetin, şarkısıyla bunu yapmak istemiş ve yapmış. Ona yol gösterenleri de minnetle anmayı unutmamış bu arada.

"Ayrıca yaşadıklarını, gördüklerini, hissettiklerini ve düşündüklerini özgürce yazmaktan ve cesurca dile getirmekten çekinmeyen Ömer Hayyam ve Neyzen Tevfik'e bana yol gösterdikleri için minnetle... " diyerek tamamlamış albümünü. Emeğine, sesine ve yüreğine sağlık...

Albümdeki şarkıların sözlerini buradan bulabilirsiniz:

Dikkatle dinlemeniz dileğiyle...


3 Aralık 2009 Perşembe

Nardis Jazz Club



Galata Kulesi ve civarı bana her zaman çok çekici gelmiştir. Her gittiğimde yeni bir yer keşfedip tekrar gideceğim diye düşünmekten alamam kendimi. Bayramın üçüncü gününün akşamını, adını ve methini çok sık duyduğumuz ama daha önce gidemediğimiz Nardis Jazz Club'a ayırdık.

Nardis Jazz Club, Galata Kulesi'nin girişinin tam karşısındaki sokakta, hemen aşağıda konumlanmış, küçük bir jazz club. 2002 yılının Kasım ayında açılmış. Mekanı Özcan - Zuhal Focan çifti işletiyor. Özcan Focan, makine mühendisi bir jazz gitaristi. Eşiyle beraber yerli-yabancı, farklı tarzlarda  çalan ve söyleyen ünlü jazzcıları misafir ediyorlar. Club'ın içi 2 katlı ama oldukça küçük. Sahne, mekanın içerisindeki koşturmaca ve yoğunluktan etkilenmeyecek şekilde , gayet iyi bir yere konumlandırılmış. Tavanın yüksekliği ve kusursuz akustik sayesinde bu küçük yapı insanı rahatsız etmiyor. Buna bir de mekanda sahne alan jazzcıları eklediğimizde geceniz gerçekten de zevkli ve jazzla dolu geçiyor.

Nardis Jazz Club' a giriş hafta sonu 25,-TL. Hafta içi ise öğrenciler için 15,-TL. Yemek de yiyebileceğiniz club da fiyatlar biraz yüksek görünebilir. Ama ülkemizde jazz müziğin çok fazla rağbet görmediğini düşünürsek, Nardis Jazz Club'ın jazz müziğini sevdirmek adına gösterdiği çaba, bu durumu göz ardı etmenize sebep olacaktır.

Mekanın daimi jazzcılarından birisi Sibel Köse. Biz de o akşam kendisini canlı dinleme şansına sahip olduk. Tek kelimeyle muhteşem bir performanstı. 26 Aralık'ta " Sibel Köse Quartet " ı ajandamıza not ettik.

Doğaçlama tekniğinin oldukça yaygın olduğu Jazz müziğini, doğru yerde, doğru insanlarla ve doğru şekilde buluşturan Nardis Jazz Club, herkesin en azından bir kere olsun gitmesi gereken bir mekan. Ama özellikle cuma ve cumartesi akşamları yer bulabilmek için önceden rezervasyon yaptırmayı unutmamak gerek.

Bu güzel buluşmalara katılabilmeniz dileğiyle...

İletişim için;
Kuledibi Sok. No:14 Galata İstanbul
Tel: 0212 244 63 27

12 Kasım 2009 Perşembe

Jülide Özçelik - Jazz İstanbul ( Volume 1 )



Bir çok insanın tanıdığı, bir çok insanın ise tanımadığı caz vokal Jülide Özçelik. Eğitimine Müjdat Gezen Sanat Merkezi'nde başlayıp İstanbul Bilgi Üniversitesi Müzik bölümü'nde devam etmiş ve en nihayetinde Caz Vokal Performans Bölümü'nden mezun olmuş. 2009 senesinde de Jazz İstanbul ( Volume 1 ) isimli ilk albümünü çıkarmış.

Albümü yakın zamanda dinleme fırsatım oldu. Önce garipsedim türkülerin caz versiyonu mu olur diye. Caz severim, türkü de severim ama ikisi bir arada çok uzak gelirdi bana. Tek bir türküyle ilgimi çekmeyi başardı oysa ki: Aşık Veysel'den Kara Toprak. Ondan sonra da devamı geldi tabiki. Neşet Ertaş, Pir Sultan Abdal ve diğerleri...

Albümde dikkati çeken ilk şey doğu-batı sentezi olsa da dinledikçe Jülide Özçelik'in sahip olduğu ve bizlere sunduğu sesinin duruluğunu, akıcılığını, insanı içine alan derinliğini ve yürek burkan yorumunu fark etmemek mümkün olmuyor. Albümde iki şarkının söz ve müziği , bir adet doğaçlama şarkının da müziği kendisine ait. Kendi şarkılarından " Kendinle Kalırsın " öncelikle sözleriyle düşündürüyor insanı. Bu sözlere bu müzik ise tam oturmuş.

Albümün en güzel taraflarından biri de kendi şarkılarını bu türkülerin arasında insana hiç yabancılık çektirmeden dinletebiliyor olması. Önümüz kış, karlı ve yağmurlu havalarda, bu İstanbul koşturmacasının içerinde, çok değil belki ama bir 45 dakikanızı huzurlu ve duru bir sesle geçirme şansınız olabilir.

Bu sesi ve bu türküleri CD'den değil canlı canlı dinlemek istiyorum diyorsanız, 17 Kasım'da Galata Kule Dibindeki Nardis Jazz Club'ta, 25 Kasım tarihinde ise Beyoğlu Hayal Kahvesi'nde yerinizi alabilirsiniz. Myspace'deki sayfasından da nerelerde sahne aldığını takip edebilir ve albümdeki parçalardan örnekleri dinleyebilirsiniz. (http://www.myspace.com/julideozcelik)

Güçlü ve dolu bir ses, inşallah böyle devam eder. Jazz İstanbul ( Volume 2 ) albümünü beklemeye başladık.

Başucu dinletilerinizden olması dileğiyle...


17 Eylül 2009 Perşembe

Suzan Kardeş - Makyaj Odası Şarkıları



Eski Yugoslavya'da doğmuş Balkan güzeli Suzan Kardeş... Hala olduğu gibi o zamanlarda da hayalleri varmış. Adım adım  gerçekleşmiş bu hayaller. Düşünsenize nerden nereye...


Onu uzun zamandır tanıyanlar ne kadar başarılı ve yetenekli bir makyöz olduğunu çok iyi biliyor. Kendisi için Beşiktaş Kültür Merkezi'nin makyajcısı diyoruz. Bir Demet Tiyatro, Vizontele, Vizontele Tuuba, Neredesin Firuze, Hırsız Var, Organize İşler, Hokkabaz'ın saç ve makyaj sorumlusuydu kendisi. Komedi Dükkanı programında Tolga Çevik'in sık sık terini silen kadındı Suzan Kardeş. Mutluluk filmiyle ey iyi makyaj dalında Altın Portakal alan kişiydi. Sezen Aksu'nun makyözü kendisi. 

Hep gözümüze hitap eden işler yaparken  2008 yılında  kulağımıza da hitap eden işler yapmaya başladı Suzan Kardeş. Bekriya albümüyle Bir Kızıl Gonca dedi , 2009 başında Balkania Bekriya II albümü ile hayatımızda iyice yer açtı kendine. Ve Temmuz 2009'da çıkardığı Makyaj Odası Şarkıları ile hem kendini hem de ona eşlik eden ya da onun eşlik ettiği 16 sanatçıyı bize bir kez daha sevdirdi. Bu albümün tek şarkıcısı Sezen Aksu. Diğerleri birlikte çalıştığı 15 oyuncu.

Albümü ilk dinlediğimde sadece Halil Ergün, Haluk Bilginer ve Nejat İşler'i tanıyabildim. Oysa ki Demet Akbağ harika bir Roman Havası, Erkan Can çok meşhur bir Azeri Türküsü, Fikret Kuşkan Ninni, Özgü Namal Hıdırellez şarkısı, Yılmaz Erdoğan kendine yakışan şekilde türkü söylüyordu. Ama beni en çok şaşırtan, kendine hayran bırakan, bittikçe tekrar tekrar dinlediğim şarkı, Cem Yılmaz'ın yorumladığı Ah Bu Gönül Şarkıları oldu. Albümde kimler yok ki aslında. Bu isimlerin yanında Meltem Cumbul, Oya Başar, Olgun Şimşek, Yasemin Yalçın, Şebnem Sönmez, Güven Kıraç, Sezen Aksu ve tabiki Suzan Kardeş bulunuyor.

Albüm tek kelimeyle mükemmel olmuş, oyuncu olarak bildiğimiz ve sevdiğimiz insanların bir başka yönünü de tanımış olduk böylece. Makyaj odalarında kendilerince ve kendilerine söyledikleri şarkıları bizlerle paylamış oldular. Ne mutlu bize...

Albüm İçeriğini de yazmadan olmaz değil mi? Sırasıyla şu şekilde;
  1. Özgü NAMAL - Saoroma ( Hıdırellez ) / Ederlezi
  2. Cem YILMAZ - Ah Bu Gönül Şarkıları
  3. Meltem CUMBUL - Beyaz Giyme Toz Olur
  4. Demet AKBAĞ - Çayuriye ( Olanlar Oldu Bana )
  5. Oya BAŞAR - Dom Dom Kurşunu
  6. Sezen AKSU - Eğreti Gelin
  7. Olgun ŞİMŞEK - Ellerim Bomboş
  8. Suzan KARDEŞ - Gelem Gelem
  9. Nejat İŞLER - Hancı
  10. Suzan KARDEŞ - Huysuzsun... Arkamdan Tas Tas
  11. Halil ERGÜN - Kırmızı Gülün Alı Var
  12. Erkan CAN  - Küçelere Su Serpişim
  13. Güven KIRAÇ - Neden Saçların Beyazlamış Arkadaş
  14. Fikret KUŞKAN - Pıkmasparı ( Kuzgun )
  15. Haluk BİLGİNER  - Sen de Başını Alıp Gitme Ne Olur
  16. Yasemin YALÇIN - Taht Kurmuşsun Kalbime
  17. Yılmaz ERDOĞAN - Telli Turnam
  18. Şebnem SÖNMEZ - Yovano Yovanke
Suzan Kardeş'in ve diğer 16 kişinin ellerine ve emeğine sağlık... Müzik arşivimizde bulunması şart olan bir albüm ortaya çıkarmışlar çünkü...