24 Ağustos 2010 Salı

Balkanlar'da 6 Ülke Serüveni - Kotor, Budva

Turumuzun üçüncü ülkesi Karadağ. Yugoslavya'nın dağılmasından sonra önce yeni Yugoslavya'da kalan ülke, 2003 yılında Sırbistan - Karadağ Federasyonu'nu oluşturmuş ama nihayetinde 2006 yılında bağımsızlığını ilan etmiş. Karadağ, Kosova'dan sonra dünyanın en yeni ikinci ülkesi konumunda bulunuyor. Para birimi Euro olan Karadağ'ın başkenti, bizim de konaklayacağımız Podgorica şehri.


Dubrovnik'ten sonra Karadağ daha da merak uyandıran bir şehir oldu bizim için. Özellikle Adriyatik Denizi kenarında uzun bir sahil şeridine sahip olması bu merakımızın ana nedenlerinden biriydi. Karadağ'da Herceg Novi'de konaklamıştık ama asıl merak ettiğimiz yerler bugüne kalmıştı. İstikamet, körfeze de adını veren Kotor. Öncelikle Kotor Körfezi'nin çok muhteşem bir görüntüye sahip olduğunu belirtmeliyim. Körfez, Bokelj adlı Orenj Dağları'ndan gelen bir nehrin yaptığı bir kanyon, yani doğal bir liman. Dar boğazlarla birbirine bağlanan dört koydan oluşuyor. Körfezin çevresini dolaşabileceğiniz gibi körfezin en dar yerinden arabalı vapurla da geçebiliyorsunuz.


Kotor ... Tam bir Ortaçağ şehri. Zaten UNESCO tarafından koruma altına alınmış bir şehir. Surlarla çevrili Stari Grad( Old City ) gezeceğiz. 1979 yılında büyük bir deprem geçiren Kotor, Unesco tarafından orjinaline uygun bir şekilde restore edilmiş. Kotor, önemli bir turizm şehri. Bunu limandaki gemilerden ve tur otobüslerinde anlamanız mümkün. Biz şehre deniz tarafındaki kapıdan giriş yaptık. Bu kapıdan girdikten sonra karşınıza çıkan meydan, şehrin en büyük meydanı olan Silahlar Meydanı. Bu meydanda büyükçe bir saat kulesi ve hemen önünde piramit şeklindeki utanç duvarını göreceksiniz. Saat kulesi 17. yüzyıldan kalma, mekanizması ise 19. yüzyılda takılmış. Saat halen faal durumda ve İsviçreli ailenin torunları tarafından bakımı yapılıyor.


Kotor dar sokakları olan ve bu sokakların her birinin farklı meydanlara çıktığı bir şehir. 12 ayrı saray, çeşitli katedral ve kiliseler bulunan Kotor'un koruyucusu Aziz Tryphon. Onun adına yapılmış olan katedral ise görmeye değer. Sokak aralarında ve meydanların civarında şehrin önde gelen ailelerine ait saraylar bulunuyor. Aslında saraydan daha çok malikaneye benziyor ama Karadağlılar saray demeyi tercih ediyorlar. Bu saraylardan birisi de balkonu olduğu için en güzel saray seçilen Pima Sarayı. Drago Malikanesi, belediye binası, Kotor Denizcilik Müzesi binası olarak kullanılan Grigurana Malikanesi, Aziz Nikola Kilise'si, Aziz Luka Meydanı'na giden yoldaki şehir arşivi ve dedikodu meydanı olarak nitelendirilen küçük alandaki su kuyusu da görülecek yerler arasında bulunuyor. Ayrıca çin seddine benzeyen surlara tırmanmanız ve tepedeki kalesine ulaşmanın mümkün. Tabiki dayanabilirim diyorsanız. Çünkü oldukça dik bir yokuşa sahip. Yakın gelecekte teleferik inşa etme sözü almış Kotorlular ama pek inandıkları da söylenemez.


Kotor'dan ayrılmak zor oldu ama yolculuğumuz devam ediyor. İstikamet, Avrupa sosyetesinin son gözdesi Budva. Budva, Karadağ'ın en turistik bölgesi. Ne de olsa Karadağ'ın en güzel plajları burada. Bir de Adriyatik Denizi kıyısındaki diğer yerler gibi taşlık değil, kumsala sahip bir yer Budva. Kotor gibi Budva'nın da surlarla çevrili eski şehri bulunuyor. Kotor kadar büyük olmasa da dar sokakları ve ardındaki kocaman deniz manzarası oldukça etkileyici. Yine bir kaç küçük kapıdan giriş - çıkış yapabilirsiniz. Kotor'da olduğu gibi burada da İtalyan etkisi çok net görünüyor. Sveti Jovan kilisesi, Kutsal Üçleme Kilisesi, Aziz Sava Kilisesi, kalesi, Roma döneminden kalma hamam kalıntıları görülebilir yerlerdendir. James Bond filmlerinden "Casino Royale" filminin Budva'da Hotel Splendid'de çekildiğini de belirteyim. Budva'dan ayrılıp gece konaklayacağımız Podgorica'ya giderken St. Stefan adasını da görebilirsiniz. Ada kayaların üzerine kurulmuş ve dar bir yolla anakaraya bağlanmış. Ünlülerin gözde tatil mekanı olduğu için ünlenen St. Stefan'a kocaman bir tatil köyü inşa edilmiş.

Ve akşam Karadağ'ın başkenti Podgorica'da konaklıyoruz. Başkent olmasına rağmen oldukça sade, sessiz ve gösterişsiz bir şehir Podgorica. Bir sonra ki durağımız Arnavutluk'un başkenti Tiran üzerinden Ohrid ...


1 yorum:

tatildeyiz dedi ki...

Sizlerde kısa sürede 6 ülke gezmişsiniz .

Bizlerse Karadağda bir haftada 6 şehirde konaklarken 12 şehir gezdik .

Çok popüler olmuş yerlerin dışında Tivat , Petrovac , Sutomore , Rose , Skadarsko gölü ,Ulcinj Cetince , Türklerin kurduğu bir şehir ve kayak merkezi olan Kolasin , Durmitor bölgesi de doğal olarak çok güzel ve tarihi olarak korunmuş yerler .